Fizy: Türkiye'nin Müzik Devrimi

2008'de 3 kişilik bir ekibin kurduğu Fizy, Türkiye'nin dijital müzik alışkanlıklarını baştan yazdı. Mashable finalinden mahkeme kararına, bu nefes kesen hikayeye tanık olun.

Okumakta olduğunuz metinde bir hata yaptık ve olaylar gelişti...

⚠️ Video boyunca Tanaydın Şirin'e ait 2 farklı fotoğrafı gösterip birinin Ercan Yaris olduğunu söylemiştik.

Videonun paylaşılmasının ardından bir mail aldık. ekşi sözlük'te "huzursuz" nickiyle tanınan ve fizy'nin geliştiricilerinden biri olan Tanaydın Şirin'e hem düzeltmeleri için söz hakkı vermek, hem de merak ettiklerimizi sormak istedik. Söyleşimizi buradaki linkten izleyebilirsiniz.

Spotify Türkiye için henüz bir hayal bile değilken, YouTube'un sadece video izlenen bir platform olduğu günlerde… İnternetten müzik dinlemek, virüslü MP3 siteleriyle veya LimeWire'da yanlış dosya indirme endişesiyle dolu bir maceraydı.

İşte tam da o dönemde, 2008 yılının sonlarına doğru, Ekşi Sözlük'te 'huzursuz' mahlasıyla yazan bir isim, internet tarihini değiştirecek bir web sitesinin duyurusunu yaptı. Adı: Fizy.

Sadelikte Saklı Deha: Fizy'nin Doğuşu

Fizy'nin ilk tasarımı, görenleri şaşırtacak kadar basitti: Siyah bir fon, ortasında beyaz bir arama çubuğu. 'Ne dinlemek istiyorsun?' sorusuna verilecek tek bir cevapla, milyonlarca şarkı saniyeler içinde karşınıza geliyordu. Ancak bu basitliğin ardında, devasa sunucu çiftlikleri yerine akıllıca bir indeksleme sistemi yatıyordu. YouTube ve diğer platformlardaki müzik içeriklerini tek bir çatı altında toplayan, deha denebilecek bir arama motoruydu.

white Beats by Dr. Dre wireless headphones

Fotoğraf: Kenny Eliason / Unsplash

Ercan Yarış. Sadece 3 kişilik bir ekiple, o dönemin hantal müzik endüstrisine ilk darbelerden birini vurdu. Fizy, Aralık 2008'de test yayınına başladı.

Yükseliş: Türkiye'nin Dijital Müzik Alışkanlığı Değişiyor

Fizy, yayına başladığı andan itibaren inanılmaz bir hızla büyüdü. 2009 yılında MÜ-YAP ve Sony-BMG ile anlaşmalar yaparak yasal zeminde hareket etti. Daha o günlerde telif haklarına saygı gösteren bir modelle yola çıkmıştı.

Bu büyümeyi rakamlarla anlatalım:

2010 yılına gelindiğinde Fizy artık bir devdi:

Fizy, Türkiye'nin dijital müzik alışkanlığını baştan sona değiştiriyordu.

Sitenin ziyaretçi profili de oldukça dengeliydi: Yüzde 51 erkek, yüzde 49 kadın. Yaş dağılımında ise yüzde 45'i 15-24 yaş, yüzde 30'u 25-34, yüzde 15'i 35-44, yüzde 10'u ise 45 yaş üzerindeydi.

Hatta New York Times'tan bile tescil geldi: Fizy, "dünyanın en iyi müzik arama motoru" olarak gösteriliyordu. 3 kişilik bu Anadolu Kaplanı, Türkiye'den bütün dünyaya sesini duyuruyordu.

Dünya Sahnesinde: Mashable Awards

2010 yılının sonlarına doğru Fizy için heyecan verici bir haber geldi: Dünyanın en prestijli internet ödüllerinden Mashable Awards'da ilk 5'e kalmıştı! Daha önce hiçbir Türk sitesi bu finallere ulaşamamıştı. Fizy, last.fm ve Pandora gibi dünya devi markalarla aynı kategoride yarışıyordu. Günlük 700 bin tekil ziyaretçiye ulaşan bu platform, son 6 ayda yüzde 400 büyüme kaydetmişti.

a pair of ear buds with a skull on it

Fotoğraf: Mockup Free / Unsplash

Mashable Awards'da ilk 3'e kalarak 6 Ocak 2011'deki ödül töreninde Türkiye adına ödül alacaklardı. Apple, Facebook, Yahoo, Google gibi dev şirketlerin yöneticileriyle aynı masaya oturacaklardı. 3 kişi. Türkiye'den. Dünya devi şirketlerle aynı sahnede! Tam bu noktada, hikaye karanlık bir dönemeç aldı.

Kırılma Noktası: MÜ-YAP ve O Siyah Ekran

28 Aralık 2010. Fizy kullanıcıları siteye girdiklerinde müzik yerine soğuk bir mahkeme kararı yazısıyla karşılaştılar. Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği, yani MÜ-YAP, başvurmuş ve mahkeme Fizy'nin erişime kapatılmasına karar vermişti.

Ercan Yarış sessiz kalmadı. Aynı gece, kişisel blogunda internet tarihine geçecek bir açıklama yayınladı:

Biz fizy ekibi. Seni çok seviyoruz ve sana minnettarız. Sayende büyüdük, buralara kadar geldik. 700 bin günlük tekil ziyaretçimiz oldu.

Yarış, açıklamasında MÜ-YAP Başkanı Bülent Forta'nın iddialarına tek tek yanıt verdi. Forta, "Fizy ile 7 ayda 20 toplantı yaptık, 5 ayrı iş planı sunduk ama yanaşmadılar" demişti. Ancak Yarış'ın anlattığı çok farklıydı: Açıldıkları hafta MÜ-YAP ile görüşmelere başlamışlar, sözleşme yapmışlar ve telif hakkını her ay ödemişlerdi. Sözleşme yenileme zamanı geldiğinde MÜ-YAP fiyatı kat kat artırmış, Fizy ekibi her seferinde "tamam" demişti. İki ek şart daha sunulmuş, onları da kabul edeceklerini söyleyeceklerken… telefona çıkılmamış, maillere dönülmemişti.

Yarış blogunda şunları yazıyordu: MÜ-YAP'ın kendi yaptığı teklifi Fizy kabul etmişti. Avukatlar aracılığıyla 13 ve 14 Aralık 2010'da acil anlaşmak istediklerini belirten mailler atmışlardı. Ama ortada 3 gün içinde yanıt verilmesi gereken bir ihtar vardı ve Fizy, ihtar süresi geçmeden itiraz etmek istemiş ancak karşı tarafa ulaşamamıştı.

Düşünsenize: Dünya devi Mashable Awards'ta finale kalmış, Apple ve Facebook yöneticileriyle aynı masaya oturup Türkiye adına ödül alacağı günün arifesinde, kendi ülkesinde fişi çekildi. Günlük 700 bin tekil ziyaretçiye ulaşan bir rüya, bir ihtarname ile sessizliğe gömüldü.

O dönemin internet kullanıcıları da sessiz kalmadı. Teknoloji forumlarında öfke patladı. "Fizy zaten içeriği tutmuyor ki, sadece arama yapıp YouTube, Soundcloud gibi sitelerden içeriği bulmanızı sağlıyor. O zaman gitsinler Google'ı, YouTube'u da yasaklasınlar" diyen yorumlar vardı. Başka bir kullanıcı ise "Bu olay, teknolojide neden ilerleyemediğimizin ve tekelciliğe mahkum kaldığımızın açık bir kanıtıdır" yazmıştı.

Turkcell Sahneye Çıkıyor: Bir İkinci Şans

Ancak Fizy markası o kadar güçlüydü ki, yok olmasına izin verilmedi. Nisan 2011'de Turkcell, Fizy'nin yüzde 70 hissesini satın aldı. Telif sorunları çözüldü, site yeniden yayına başladı, telif ödemeleri faturalı hale getirildi.

two person on focus photography

Fotoğraf: Nihal Demirci / Unsplash

Sonraki yıllarda Fizy kurumsallaşmaya başladı. 2012 Ağustos'unda ücretli abonelik modeli Fizy Premium geldi. 2013 Nisan'ında sanal mağaza Fizy Shop, Mayıs'ta online radyo platformu Fizy Live açıldı. Aynı yıl tek tek şarkı satışı ve aylık abonelik modeli de hayata geçti.

2014 Aralık'ta Turkcell, Ercan Yarış ve ekibinin elindeki kalan hisseleri de devraldı ve Fizy'nin tek sahibi oldu. Ama burada bir kimlik krizi başladı. Turkcell'in elinde hem kendi "Turkcell Müzik" platformu hem de Fizy vardı. İki marka aynı şirketin içinde birbirine rakip olmuştu. 2015 Mart'ında Turkcell Müzik ile Fizy listeleri birleştirildi ve Fizy yayını durduruldu. Turkcell, sadece kendi müzik markasıyla devam etme kararı aldı.

Ve tam herkes Fizy'nin öldüğünü düşünürken...

Dönüş ve Miras: İkonik Markanın Geri Dönüşü

2016 yılının Nisan ayında Turkcell, o ikonik ismi öldürmenin imkansız olduğunu anladı. Deezer, Spotify ve Apple Music'in Türkiye'deki online müzik pazarında rekabeti artırmasıyla, kullanıcılar arasında marka bilinirliği çok yüksek olan Fizy'yi yeniden sahaya sürme kararı alındı.

Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu "Müzikseverlerin sesini dinledik" dedi. Turkcell Müzik'in yerini Fizy aldı ve ana marka olarak geri döndü. Artık sadece bir arama çubuğu değildi; video klipler, canlı konserler, ruh haline göre müzik önerileri, akıllı arama ve dev bir katalog vardı. Tüm operatörlerin abonelerine açıktı, Turkcell abonelerinin ise kota dertleri yoktu.

En Büyük "Keşke": Ya Farklı Olsaydı?

Bugün Fizy, Turkcell'in çatısı altında dev bir platform. Ama biz onu hep o 'huzursuz' Ekşi Sözlük yazarının 3 kişilik ekibiyle başlattığı, dünyayı titreten minimalist devrimle hatırlayacağız.

Fizy, Türkiye'nin dijital girişimcilik tarihindeki en büyük "keşke"lerden biridir. Eğer o 2010 yılındaki engeller olmasaydı, belki de bugün Spotify'ı değil, tüm dünyanın kullandığı global bir Fizy'yi konuşuyor olacaktık.

Ercan Yarış, blog yazısını şöyle bitirmişti:

Legal olan bir siteyi kapatan, sözleşmesi bulunan ve telif ödemelerini faturalı bir şekilde meslek birliklerine yapan bir şirkete ait web sitesinin bu şekilde kapatılmasına sebep olan bazı kişilerin görevi kötüye kullanması konusundaki yorumlarını kamuoyunun vicdanına bırakıyorum.

Koray'ın İnternet Arşivi sundu. Bir sonraki bölümde, başka bir "bağlantı hatası" hikayesinde görüşmek üzere.

YouTube'da İzle