FriendFeed: Facebook'un Fişini Çektiği Sosyal Ağ
Beğen butonunu icat eden, gerçek zamanlı feed'i ilk uygulayan ve Türkiye'de kült bir topluluk yaratan platformun hikâyesi. Koray'ın İnternet Arşivi.
2015 yılının bir Nisan akşamı, internetin küçük ama tutkulu bir köşesi sonsuza dek karardı.
8 yıllık olağanüstü bir yolculuğun ardından sosyal ağ FriendFeed kepenk indiriyordu. Bu beklenen ama yürek burkan son, binlerce kullanıcının gözünde yakın bir dostunu kaybetmek gibiydi. Peki FriendFeed'i bu kadar özel yapan neydi? Öğrenmek için hikâyenin başına, dostluk ve yenilikle yoğrulmuş başlangıç noktasına dönüyoruz.
Bölüm 1: Yükseliş
Yıl 2007, Silikon Vadisindeyiz. Gece yarısına yakın Palo Alto'da küçük bir ofiste iki genç mühendis kahvelerini yudumlayarak kod yazıyor. Bret Taylor ve Jim Norris, Stanford'da başlayan arkadaşlıklarını Google'da pekiştiren bu ikili, kuralları yıkacak bir fikir peşindeydi!
Google MAPS'ten Gmail'e birçok başarılı projede rol almışlardı ama içlerindeki girişim tutkusu onları Google'dan ayrılmaya itti. Fikirlerini olgunlaştırmak üzere Benchmark Capital'de girişimci olarak çalışmaya başladılar, ancak kısa sürede yalnız hissettiler.
Derken imdatlarına eski dostlar yetişti: Gmail'in yaratıcıları Paul Buchheit ve Sanjeev Singh de Google'dan ayrılmış, Palo Alto'da küçük bir ofis tutmuşlardı. Dörtlü her hafta buluşup fikirlerini paylaşıyor, birbirlerinin projelerine açık açık geri bildirimler veriyordu. İşte bu dostluk ortamında, Bret ve Jim'in aklına bir fikir geldi: "araştırmalar sırasında ilginç bulduğumuz web sayfalarını birbirimizle paylaşırız" diye ortaya atılan yan proje filizlenmeye başladı.
2007'nin Eylül ayında Paul ve Sanjeev, Bret ile Jim'in prototipine hayran kalıp projeye yatırımcı ve kurucu ortak olarak katıldılar. Ve Ekim 2007'de FriendFeed doğdu.
Amacı, dağınık sosyal medya dünyasını tek bir çatı altında toplamak, arkadaşların internet üzerindeki tüm faaliyetlerini gerçek zamanlı bir "haber akışında" birleştirmekti. YouTube videolarından blog yazılarına, Twitter mesajlarından Flickr fotoğraflarına kadar her şey tek bir akışta birleşebiliyordu.
"Google dünyadaki bilgiyi indeksleyip arama sunuyor, bu harika ama herkes aynı şeyleri mi görmek istiyor? Asıl sorun, ne arayacağını bilmediğin durumda karşına ne çıkması gerektiği."— Bret Taylor
FriendFeed hızla teknoloji meraklılarının gözdesi haline geldi. "Beğen" (Like) butonu kavramını dünyada ilk uygulayan onlardı. Bir arkadaşınızın gönderisine tek tıkla onay vermek, minik bir gülen yüz ikonu ile "ben de gördüm, beğendim" demek mümkün hale gelmişti. Durum güncellemelerine yorum ekleme fikrini de ilk kez FriendFeed hayata geçirdi — o dönem Facebook'ta bile bir gönderiye doğrudan yorum yapmak yoktu.
Gerçek zamanlı güncellenen feed ise adeta geleceğin habercisiydi: FriendFeed ekibi 2008'den itibaren sayfanın kendi kendine yenilenmesini, yorumların ve beğenilerin anında görünmesini sağlayan bir altyapı deniyordu — bu, o dönem için akıllara durgunluk veren bir hızdı. Kısacası FriendFeed, sosyal medyada çığır açan pek çok özelliği ilk geliştiren platformdu ve devler bunu fark etmekte gecikmedi.
Zirve
Tam zirveye ulaştıkları an, aslında sonun başlangıcını getiriyordu. 10 Ağustos 2009'da Facebook, FriendFeed'i satın almak için anlaşmaya vardığını dünyaya duyurdu. Rakamlar bu küçük girişim için baş döndürücüydü: yaklaşık 50 milyon dolarlık bir paket karşılığında FriendFeed artık Facebook ailesine katılacaktı.
Facebook'un asıl hedefi FriendFeed'in parlak mühendisleri ve teknolojisiydi. Bret Taylor kısa süre içinde Facebook'ta CTO pozisyonuna yükseldi. FriendFeed'in gerçek zamanlı güncellemeleri mümkün kılan çerçevesi Tornado, Facebook tarafından açık kaynaklı hale getirilerek tüm dünyaya armağan edildi.
Türkiye Hikâyesi
FriendFeed'in kaderinde, Türkiye'de yazılacak ayrı bir destan vardı. Özellikle 2008–2010 döneminde Türk internet kullanıcıları arasında FriendFeed bir "kült" platform haline gelmişti. Sektör profesyonelleri ve meraklı gençler, Twitter'ın kısıtlı yapısına veya Facebook'un kalabalığına inat, FriendFeed'de kendi interaktif meydanlarını kurdular.
Platformun Türk kullanıcıları, FriendFeed'i yerel kültürle harmanlayıp unutulmaz bir deneyime dönüştürdü. Mizah bunun merkezindeydi. "Sezyum" mahlasıyla tanınan bir yazar, gündelik olayları tiye alan paylaşımlarıyla fenomen haline gelmişti. Teknoloji yazarı M. Serdar Kuzuloğlu'na takılan "İnternet Ekipler Amiri" lakabı ilk kez FriendFeed'de ortaya atıldı.
Karikatürist Selçuk Erdem, dijital girişimci Alemşah Öztürk, gazeteci M. Serdar Kuzuloğlu gibi isimler sıradan kullanıcılarla eşit şekilde sohbet ediyordu. Herkesin unvanı bir kenara bırakıp eşit şekilde fikrini ortaya koyabildiği bir kamusal alan oluşmuştu.
Çöküş
Her yükselişin bir çöküşü vardır. FriendFeed'in düşüşü, hızlı bir çatırtıyla değil, yavaş bir solukla başladı. Facebook bünyesine katıldıktan sonra yeni kullanıcı kazanamayan platform, zamanla bir "niş" topluluğa dönüştü.
Mart 2015'te FriendFeed'in resmi blogunda beklenen ama kimsenin duymak istemediği açıklama yayınlandı: "Sevgili FriendFeed topluluğu, size hizmetimizi yakında kapatacağımızı bildirmek isteriz." 9 Nisan 2015, FriendFeed'in kapanış tarihi olarak ilan edildi.
Türk FriendFeed camiası adeta bir veda partisi veriyordu: Son gün, herkes yılların anısına en sevdikleri gönderileri tekrar paylaştı, birbirine teşekkür edenler, vedalaşanlar oldu. Kapanış anı geldiğinde, ekranlar dondu ve o canlı akan feed yerini dilsiz bir arşive bıraktı.
FriendFeed ürün olarak büyük kitlelere ulaşamamış olabilir, ancak bu yenilikçi ruh sayesinde Facebook bugün çok daha zengin, Twitter çok daha interaktif, internet çok daha sosyal bir yer. FriendFeed'in hikâyesi bize dostluk ve paylaşımın dijital dünyayı nasıl değiştirebileceğini gösterdi. Platform kapanmış olsa da, onun ruhu her beğenide, her yorumda, her paylaşılan bağlantıda yaşamaya devam ediyor.